KASKO SİGORTASINDA TEMİNAT KAPSAMINA ALINMAYACAK RİZİKOLAR VE MUAFİYETLER

Globalleşen dünya ve araç sayısının artışı ile birlikte kasko sigortasının kullanım alanı da artmıştır. Son yıllarda araç sayısındaki artış ile birlikte trafik kazalarında olağanüstü bir artış gözlemlenmiştir. Ülkemizde geçen yıl toplamda 1 milyon 168 bin 144 adet trafik kazası meydana gelmiştir. İşbu kazaların 993 bin 248 adedi maddi hasarlı, 174 bin 896 adedi ise ölümlü yaralanmalı trafik kazasıdır.

Yıl içerisinde meydana gelen ölümlü yaralanmalı trafik kazalarının %75,9’u yerleşim yeri içinde %24,1’i ise yerleşim yeri dışında meydana gelmiştir. Trafik kazalarında ki bu artış araç sahiplerini bir güvence aramaya itmiştir. Bununla birlikte, motorlu araç sayısının artışı ile birlikte hukuki açıdan da bazı sorunlar ortaya çıkmıştır. Zorunlu trafik sigortasının yetersiz kaldığı düşüncesi ile kasko sigortasına talep artmıştır. Araçlarda meydana gelecek çeşitli zarar türleri kasko sigortası ile koruma altına alınmıştır. Kasko sigortası genel itibariyle poliçe sahibini ve aracı zararlara karşı koruma altına alırken zorunlu trafik sigortası ise sadece kaza anında devreye girecek bir sigorta yöntemidir.

Ülkemizde meydana gelen trafik kazalarında sürücülerin kusur oranları %88 ile ilk sırada yer almaktadır. Kusur oranı da sigorta hukukunda tazminat ödenmesi açısından önem taşımaktadır. Kasko sigortalarında teminat kapsamına alınmayan ve bu sebeple sigortacı tarafından da ödenmeyecek rizikolar mevcuttur. Bu rizikolar ve muafiyetler, Yargıtay kararları ile birlikte makalemizde değerlendirme konusu olacaktır.


Devamı için tıklayınız

 

Yol Tarifi